1999 depremi ardından çıkarılan depreme uygunluk yasası bu tarihten sonra yapılan yapılarda belirli kurallara uymayı zorunlu kıldı ancak hala Marmara bölgesinde 20 yıldan daha eski çok fazla sayıda yapı var ve beklenen deprem olduğunda bu yapıların ayakta kalması imkansız gibi görünüyor. Bununla birlikte geçen son yılda olası deprem gerçeği unutuldu, bu yapılarda sanki hiç deprem olmayacakmış gibi hayat devam ediyor.
30 Kasım 2020 tarihinde Türkiye sınırına çok yakın olan Sisam Adasında meydana gelen ve İzmir’de önemli can ve mal kayıplarına neden olan 6.6 büyüklüğündeki deprem, olası İstanbul depreminin yeniden hatırlanmasına neden oldu. 1999 depremi sonrası Kuzey Anadolu Fay Hattının 115 kilometrelik kısmı henüz kırılmadı ve her an kırılması bekleniyor. Uzmanlara göre bu fayın kırılması tıpkı İzmit depremi ile benzer büyüklükte olacak ve Marmara’da pek çok ilde önemli can ve mal kayıplarına neden olacak. Özellikle İstanbul’un nüfus yoğunluğu göz önünde bulundurulduğunda en büyük kaybın İstanbul’da olacağı belirtiliyor. İstanbul’da özellikle denize yakın olan bazı bölgelerde 2000 yılı öncesi yapılmış olan yapıların depreme dayanım gücünün ölçülmesinin olası bir depremde yaşanacak kayıpları azaltmada etkili olacağı belirtiliyor.
İzmir’de 116 kişinin ölümü ile sonuçlanan deprem sonrası olası İstanbul depremi yeniden hatırlandı ve riskli görülen Avcılar ve Silivri ilçelerinde yer alan toplam 32 bin 377 binanın deprem risk performansının belirlenmesine karar verildi. Bu sayede olası bir depremde öncelikle can güvenliği açısından sorun teşkil eden yapılar belirlenecek ikincil olarak da deprem riskine karşılık orta ve uzun vadeli önlemler alınacak. Söz konusu çalışmaların yaklaşık 3 ay içerisinde tamamlanması planlanıyor.